Vergi dairesi veya diğer kamu idareleri, kamu alacaklarının tahsiline ilişkin olarak, borçlunun banka hesaplarına, araçlarına, gayrimenkullerine veya maaşına haciz koyabilirler. Fakat her haciz işlemi hukuka uygun değildir. Haciz yapılabilmesi için öncelikle bir kamu alacağının mevcut olması gerekmektedir. Bazen kamu idareleri borçlu olmayan veya borçtan sorumluluğu bulunmayan kişilere karşı haciz uygulayabilmektedir. Bu tür durumlarda dava açarak haczi iptal ettirmek mümkün olabilmektedir.
Kamu Alacağı Nedir?
Kamu alacağı, devletin vergi, resim, harç, idari para cezası, sosyal güvenlik primi gibi kalemlerden doğan ve kamu gücüyle tahsil edilen alacaklardır.
Bu alacaklar süresinde ödenmediğinde, cebir yoluyla tahsil aşamasına geçilir.
Haciz Nedir?
Borcunu ödemeyen kamu borçlusunun gerek kendi beyan ettiği gerekse idarenin tespit ettiği mal, alacak ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisinin sınırlandırılmasına haciz denilmektedir.
Cebri icra aşaması kapsamında ödeme emri gönderilmesine rağmen, kamu borçlusu 15 günlük süre içerisinde borcunu ödemez, dava açmaz veya açtığı davada yürütmenin durdurulması kararı verilmezse, artık haciz aşamasına geçilmektedir.
Haciz aşamasında da borç ödenmediği takdirde, haczedilen mal ve hakların satışı aşamasına geçilmektedir.
Haciz İşleminin Hukuka Aykırı Olduğu Durumlar
Haciz işlemlerinin hukuka aykırı olduğu bazı durumlardan bahsedeceğiz. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 70. maddesinde haczedilemeyecek mallar tespit edilmiştir. Bu maddede belirtilen mallar haczedildiği takdirde, bu haciz hukuka aykırı olacaktır. Örneğin;
- Borçlunun şahsı ve mesleği için gerekli elbise ve eşyası,
- Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimleri için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve taşıtları ve diğer teferruat ve tarım aletleri,
- Borçlu arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük taşıt sahiplerinin ancak geçimlerini sağlayan taşıt vasıtaları haczedilemez.
Yine aynı kanun maddesinde borçlunun haline münasip evinin, ancak bazı koşullar altında haczedilebileceği düzenlenmiştir. Kişinin sosyal statüsüne uygun olarak yaşadığı evine haciz konulması halinde, bu haciz hukuka aykırı olacaktır.
Hacze konu kamu alacağının tarh veya tahsil zamanaşımına uğradığı hallerde haciz hukuka aykırı olacaktır.
Ödeme emri usulüne uygun tebliğ edilmemesine rağmen yapılan haciz işlemi hukuka aykırı olacaktır.
Usulüne uygun tebliğ edilen ödeme emrine karşı dava açılmamasına rağmen, borçla ilgisi olmayan kişiye karşı haciz işlemi uygulandığı hallerde, bu haciz hukuka aykırı olacaktır.
Dava Açma Süresi
Süre davada hangi mahkemenin görevli olduğuna göre değişebilmektedir. Genel dava açma süresi vergi mahkemelerinde 30, idare mahkemelerinde 60 gündür. Fakat bu sürenin ne zaman başlayacağı net değildir. Çünkü haciz işlemi borçluya tebliğ edilmemektedir. Bu sebeple işlem öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içinde dava açmak riski minimize eden bir tercih olacaktır. Bazı Danıştay kararlarında haczin süregelen bir işlem olması sebebiyle davanın haciz devam ettiği sürece açılabileceği belirtilmiştir. Fakat bunun uygulamada yerleşen bir içtihat olduğunu söyleyemeyiz.
Gülenç Hukuk Bürosu Olarak Nasıl Yardımcı Oluyoruz?
Ofisimiz;
- Hacze konu borca ilişkin inceleme yapılması,
- Ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğinin değerlendirilmesi,
- Haciz yapılan malın haczedilebilecek bir mal olup olmadığının incelenmesi,
- Zamanaşımı yönünden inceleme yapılması,
- Sorumluluk analizinin yapılması,
- Vergi mahkemesinde yürütmenin durdurulması talepli dava açılması ve takip edilmesi, konularında mükelleflere profesyonel destek sağlamaktadır.
Kamu alacağına ilişkin bir haciz işlemiyle karşılaştıysanız, vakit kaybetmeden hukuki yola başvurmanız gerekir. Yasal sürenin kaçırılması geri dönülmez zararlara yol açabilir.